Kayıtlar

Yemek Kültürü Seramikleri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

“Kestaneyi Pişirdik” Seramik Sergisi

Resim
  Mayıs ayının 15’i ile 25’i arasında, Uludağ Üniversitesi , Resim İş Eğitimi binası, sergi salonunda beğenilere sunulan “Kestaneyi Pişirdik” başlıklı karma seramik sergisini bizler de deneyimleme fırsatı bulduk. Kestane kebabı, kestane şekeri, kestane tatlısı gibi özel lezzetlerle âdeta Bursa ile özdeşleşmiş olan kestaneden yola çıkarak; çaydanlıktan, peçeteliğe, çerezlikten, aynaya, sürahiden, daha birçok dekoratif objeye, tasarlamak ve birer sanatsal ürün haline getirebilmek oldukça akıllıca ve orijinallikte… Emeği geçen tüm öğrencileri; onları bu çalışmaya yönlendiren ve koordine eden atölye Hocaları Aysun Diniz ve Tülin Öztürk’ü gönülden tebrik ediyorum! Nice sergilerinden benzer tatlar alabilmek dileğiyle…   Esma Bozkurt  Kübra Turan Sema Eroğlu   Kaniye Yılmaz   Nergis Aytagil  

Muammer Çakı 7. Uluslararası Seramik Yarışması Sergisi’ndeki Yeme-İçme İlişkili Objeler

Resim
Bugünlerde ( 22 Aralık-13 Ocak ) Anadolu Üniversitesi, Merkez Kütüphanesi, üst sergi salonunda “ Muammer Çakı 7. Uluslararası Seramik Yarışması Sergisi ” var. Seramik, mutfak kültürleriyle az ya da çok, ilişkisi daim olan bir alan. Hâl böyle olunca bu yarışmanın sergisinde de yeme-içme ile alâkalı birçok sanat eseri görüyoruz. Tüm eserler harikulade ama buraya alanımıza girenleri koyuyorum. Fotoğraflardan sanatçı isimlerinin gözükmemesi ihtimaline karşı da aşağıya sıralıyorum. Bir de şu düzeltmeyi yapmam gerekli sanırım. Betül Toker muhteşem bir eser ortaya çıkarmış, onu görünce o kadar mutlu oldum ki anlatamam (sanat dallarının yeme-içme ile ilişkili ürünler vermesine bayılıyorum). Yalnız, çıtı pıtı masacığında, çorba kâsesi en üstte; buna tezat bıçağı en sağda, bıçakla çorba tüketemeyeceğimize göre kaşıklarla çatalları yer değiştirmeliydi. Kısaca yöntemi izah etmem gerekirse: menüde yer alan yemeklerin misafire servis ediliş sırasına uygun kuver * açılır. Tabağı merkez alı...

Rahmi M. Koç Müzesi (Çengelhan)

Resim
Geçenlerde gittiğim bu müzeden bahsetmeden edemeyeceğim. Nitekim Koç Ailesi el attıkları her alandaki başarıları gibi müzecilikte de muhteşemi gerçekleştirmişler. Bir restorasyon ve yaşayan müze ancak bu şekilde oluşturulabilir. Dolu dolu, oldukça öğretici ve zekice planlaşmış; ayrıntıları düşünülmüş bir müze… 1500’lü yıllarda yapılmış olan Çengel Han, Ankara Kalesi’nin ana giriş kapısının karşısında yer alıyor. Koç Holdingin kurucusu Veçhi Koç’ta iş hayatına buradaki dükkanında başlamış. İçinde müze objelerinin haricinde; giriş katında “Çengelhan Brasserie” adında güzel bir restoranı ve üst katında ise terası da olan Divan Cafe mevcut. Aşağıda biraz bahsedeceğim koleksiyonlarla birlikte lezzetli bir müze olduğunu da söyleyebiliriz. Yani çok yönlü bir oluşum. Üst kat seramik koleksiyonlar bölümünde bulunan fotoğraftaki özel çalışmalar; Antalya’da bulunan Sadrettin Savaş’a sipariş edilmiş ve bu harika eserler bizlerin görüşüne sunulmuş. Gerçekten çok özel çalışmalar olmuşlar. Keşke dükk...