Kayıtlar

kestane etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

“Kestaneyi Pişirdik” Seramik Sergisi

Resim
  Mayıs ayının 15’i ile 25’i arasında, Uludağ Üniversitesi , Resim İş Eğitimi binası, sergi salonunda beğenilere sunulan “Kestaneyi Pişirdik” başlıklı karma seramik sergisini bizler de deneyimleme fırsatı bulduk. Kestane kebabı, kestane şekeri, kestane tatlısı gibi özel lezzetlerle âdeta Bursa ile özdeşleşmiş olan kestaneden yola çıkarak; çaydanlıktan, peçeteliğe, çerezlikten, aynaya, sürahiden, daha birçok dekoratif objeye, tasarlamak ve birer sanatsal ürün haline getirebilmek oldukça akıllıca ve orijinallikte… Emeği geçen tüm öğrencileri; onları bu çalışmaya yönlendiren ve koordine eden atölye Hocaları Aysun Diniz ve Tülin Öztürk’ü gönülden tebrik ediyorum! Nice sergilerinden benzer tatlar alabilmek dileğiyle…   Esma Bozkurt  Kübra Turan Sema Eroğlu   Kaniye Yılmaz   Nergis Aytagil  

Bastırmadan Mezar Taşımı Diksinler

Bolu, Gerede, Kabıllar Mahallesinde yaşamış olan Hacı Fethiye, namı değer Deli Fethiye, rahmetli, nur içinde yatsın… Yıllar yıllar önce kimselerde plak çalar doğru dürüst yokken, o çalarını çalıştırır, plağını koyar ve “konu komşunun yoktur, yazık, gençler de sebeplensin” diyerek sesini açtıkça açar ve tüm mahalleye aşağıdaki gibi türküler dinletirmiş. Evin önü kavun dolu tereymiş Hani şu Eskişehir’in çiböreği Vay kırılıyor burnumun direği Bastırmadan mezar taşımı diksinler Pirinç pilavıyla üstümü örtsünler Dondurmayla karsınlar, Kaymaklan sarsınlar Kadayıflan diksinler Deh de yavrum deh de… Kuru fasulye askerde oldu dostum Kıymalı ıspanaktan selamı kestim Deh de yavrum deh de… Çarşıya vardım erikten aldım, Senin haberini Karabük’ten aldım. Çarşıya vardım kestaneden aldım, Senin haberini postaneden aldım. Bu fasulye yedi buçuk lira, Hem kaynasın, hem oynasın. Hacı Fethiye öyle birisiymiş ki konu komşunu da korur kollarmış. Beraber mantı yaparlar, beraber sarma ...