VI. Ulusal Aşçılık Kampı’nın Ardından
Merhaba sevgili gastronomi tutkunları, değerli meslektaşlarım ve geleceğin aşçıları.,
Blogumda yıllardır Türk
mutfağının gelişimini, gastronomi eğitiminin önemini ve sektörümüzü ileriye
taşıyan adımları sizlerle paylaşıyorum. Bugün ise klavyenin başına, içimde
büyük bir gurur, umut ve mesleki tatminle oturdum. Sebebi ise hepimizin
yakından takip ettiği, Türkiye’de gastronomi alanında yapılmış en vizyoner, en
kapsamlı ve en değerli organizasyonlardan biri olan VI. Ulusal Aşçılık Kampı.
Benim de mensubu olduğum,
Aşçılık Okulu Mezunları Derneği (AŞOMDER) tarafından hayata geçirilen ve bu yıl
altıncısı düzenlenen bu muazzam kamp, artık etkinlik ötesi; Türk aşçılığının
geleceğini şekillendiren tarihi bir buluşma noktasıdır.
Bu devasa organizasyonun
mimarı olan AŞOMDER’e ve dernek çatısı altında gecesini gündüzüne katan herkese
ayrı bir parantez açmak gerekiyor. asomder.org üzerinden ve @asomder_
ile @ulusalascilikkampi Instagram
hesaplarından da takip edebileceğiniz üzere, bu ekibin derdi sadece günü
kurtarmak değil; köklü bir mesleki miras bırakmak. Yani “daha güçlü bir
aşçılık” için çalışmak!...
Bir sivil toplum
kuruluşunun, hiçbir ticari kaygı gütmeksizin, ülkenin dört bir yanından gelen aşçılık
ile gastronomi ve mutfak sanatları öğrencilerini böylesine üst düzey bir eğitim
platformunda ücretsiz olarak ağırlaması, dünya standartlarında bir vizyonun
göstergesidir. AŞOMDER yönetimi, bu kamp ile Usta-Çırak ilişkisini modern
akademinin ve profesyonel mutfağın dinamikleriyle harmanlayarak kusursuz bir
köprü inşa etmiştir.
Aşçılığın ata toprağı,
mesleğimizin kalbi olan Mengen’de gerçekleşen VI. Ulusal Aşçılık Kampı,
katılımcılarına teknik bilgiler ve pratik beceriler ile beraber, aynı zamanda
ruh ve aidiyet duygusu da aşıladı. Kamp alanına adım attığınız ilk andan
itibaren solunan havadaki o muazzam enerjiyi, genç şef adaylarının gözlerindeki
öğrenme açlığını ve usta şeflerin bildiklerini aktarma konusundaki şevkini
hissetmemek imkânsızdı.
Bu yılki kampın eğitim
içeriği tek kelimeyle kusursuzdu.
Düzenlenen atölyeler
(workshop'lar), ufuk açıcı seminerler ve paneller; temel mutfak tekniklerinden
ileri seviye tabaklamaya, sürdürülebilir gastronomiden Türk mutfağının küresel
vizyonuna kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. Türkiye’nin oldukça saygın
şefleri ve akademisyenleri, egolarından arınmış bir şekilde tezgâhların başına
geçerek genç meslektaşlarıyla omuz omuza çalıştı. Bu, bir öğrenci ve katılımcı
akademisyen için parayla satın alınamayacak kadar kıymetli bir deneyimdir…
Böylesine büyük çaplı,
yüzlerce kişinin konakladığı, farklı mutfak istasyonlarının aynı anda arı gibi
çalıştığı bir kampı yönetmek, olağanüstü bir operasyonel zekâ gerektirir. VI.
Ulusal Aşçılık Kampı’nda organizasyonun her detayı ince ince işlenmişti.
- Kaliteli Ekipman ve Malzeme:
Gençlerin çalıştığı istasyonlardaki ekipman kalitesi ve kullanılan
malzemelerin çeşitliliği, üst düzey, lüks profesyonel mutfakları
aratmayacak seviyedeydi.
- Zaman Yönetimi: Eğitimlerin, sosyal
aktivitelerin ve dinlenme sürelerinin dengesi mükemmel ayarlanmıştı.
- Hijyen ve Güvenlik: Sektörün en
hassas olduğu konularda alınan tavizsiz önlemler, organizasyon komitesinin
profesyonelliğini bir kez daha kanıtladı.
Bu vesileyle, elini taşın
altına koyan, gençlerin bu benzersiz imkânlara kavuşmasını sağlayan tüm sponsor
markalara da sektörümüz adına teşekkürü bir borç biliyorum. Onların desteği,
Türk aşçılığının geleceğine yapılmış en büyük yatırımdır.
Bir eğitimci, bir aşçı ve
bu sektöre gönül vermiş biri olarak VI. Ulusal Aşçılık Kampı’nın ardından
hissettiğim en baskın duygu geleceğe duyulan derin bir güven oldu.
Oradaki gençlerin
disiplini, öğrenme arzusu ve mesleki saygısı, AŞOMDER’in yaktığı bu ateşin
dalga dalga tüm ülkeye yayılacağının en büyük kanıtıdır. Bu kamp tabii ki yemek
yapmayı; ama bunun ötesinde takım olmayı, meslek ahlâkını, paylaşmayı ve
kültürel mirasa sahip çıkmayı öğretiyor.
Emeği geçen tüm AŞOMDER
yönetim kurulunu, değerli eğitmen şeflerimizi, sponsorlarımızı ve sahada ter
döken o pırıl pırıl gençleri ayakta alkışlıyorum. Sektörümüzün ufkunu açan bu
şölenin, gelecek yıllarda çok daha büyük kitlelere ulaşarak devam etmesini
diliyorum.
Yolunuz Mengen’den,
kalbiniz mutfaktan hiç ayrılmasın.
Sevgiyle ve lezzetle
kalın!




Yurtdışı (international) olması ihtimali üzerinde gelecek yıllarda bir gelişme olacağına dair içimde bir his var.. inşallah ileriki yıllarda organize eden arkadaşlar bunun üzerinde de çalışma fırsatı bulurlar diye ümit ediyorum. Orada olup havayı teneffüs etmek, bir günlüğüne de olsa harikaydı. Emeği geçen herkese teşekkürler. İyi ki varsınız. M.ozmen
YanıtlaSil96 mezunu
Çok önemli bir hususa dikkat çekiyorsun. Dilerim önümüzdeki yıl bu hayal de gerçek olur...
Sil