Gastronominin Geleceğine Kadın Vizyonuyla Bakış: Parabere Forum 2026 – Barselona
Gastronomi dünyası sadece lezzetlerin değil, aynı zamanda kimliklerin, mirasın ve sürdürülebilir bir geleceğin tartışıldığı devasa bir platform. Bu yıl 8-9 Mart 2026 tarihlerinde İspanya’nın büyüleyici şehri Barselona’da düzenlenen 11. Parabere Forum, bu tartışmaların en üst perdeden yapıldığı yer oldu. Bir akademisyen ve mutfak gönüllüsü olarak katıldığım bu forum, gastronominin sadece ne yediğimiz değil, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizle ilgili olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Roots & Roads: Köklerden
Geleceğe Uzanan Yollar
Bu yılki forumun ana teması Roots & Roads (Kökler ve Yollar) olarak belirlenmişti. Barselona Üniversitesi’nin tarihi Paranymph Salonu’nun atmosferinde, mutfak mirasımızın korunması ile modern dünyadaki sürdürülebilir yansımaları arasındaki dengeyi keşfettik. Parabere Forum, gastronomi dünyasında kadınların sesini duyurmayı amaçlayan bağımsız ve kâr amacı gütmeyen uluslararası bir platform olarak, Maria Canabal başkanlığında sektöre alışılmışın dışında bir derinlik katıyor…
Bilim, Miras ve Biyoçeşitlilik: Öne
Çıkan Oturumlar
Forum süresince mutfak mirasına bilimsel
yaklaşımlardan sürdürülebilirliğe kadar pek çok ufuk açıcı oturum gerçekleşti. Bunlardan
özellikle dikkatimi çeken bazılarından notlar:
- Gastrosavies Projesi: Katalan mutfak mirasını gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen bu
çalışmada, geleneksel tariflerin bilimsel yöntemlerle nasıl kayıt altına
alındığını ve Alicia Vakfı desteğiyle yürütülen envanter çalışmalarını
inceleme fırsatı bulduk. Gastro bilge kadınlar hem sempatik hem de oldukça
etkililer.
- Çok Duyulu Tasarım ve Nörobilim: Oxford Üniversitesi’nden Prof. Charles Spence’in sunumuyla,
nörobilimin yemek deneyimi ve algısı üzerindeki etkilerini takip ettik. Kadınların
gastronomi dünyasındaki psikolojik yeri üzerine güncel veriler oldukça
etkileyiciydi.
- Yok Oluşa Doğru Yemek: BBC gazetecisi Dan Saladino, dünyadaki nadir gıda türlerinin
korunması ve biyoçeşitliliğin gastronomi tarihindeki yeri üzerine akademik
bir perspektif sundu. Özellikle wild citrus odaklı anlatımı ve belgeseli
dikkat çekiciydi.
- Kimlik Aracı Olarak Mutfak: Ukraynalı ve Avustralyalı yerli şefler, mutfak kültürünün bir kimlik
savunma aracı olarak nasıl kullanılabileceğini vaka analizleriyle
tartıştılar.
Atölye Çalışmaları: Vermutun
Dünyasına Yolculuk
Forumun bir yarım gününde, Barselona sokaklarında
gastronominin yaşayan kültürüne karıştık. Katıldığım Casa Vermouth Padró
atölyesi, duyusal bir deneyimin ötesindeydi. 1886’dan beri süregelen geleneksel
vermut üretim süreçlerini yerinde gözlemledik. Tarçın, gül yaprakları ve kekik
gibi botaniklerin vermutun karakterini nasıl şekillendirdiğini koklayarak ve
tadarak deneyimlemek, mutfak eğitiminde duyusal analiz dersleri ve araştırmalar için yeni fikirler verdi.
Küresel Bağlantılar ve Türk Mutfağı
Forumun en değerli kısımlarından biri de kuşkusuz
networking (ağ kurma) çalışmalarıydı. Parabere Forum Türkiye delegesi ve benim
de orada olmamı olanaklı kılan Sibel Kutlusoy ve diğer ülke temsilcileriyle bir
araya gelerek, Türk mutfak kültürünün uluslararası platformlarda daha etkin
temsili konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Ayrıca, yükseköğretim
düzeyindeki aşçılık programlarına entegre edilebilecek yenilikçi pedagojik
yaklaşımlar üzerine değerli temaslar kurduk.
Maritime Museum of Barcelona’da gerçekleşen gala
partisi ile de keyifli ama yine konu odaklı bir vedalaşma yaşadık.
Barselona’nın tarihi dokusu içinde, Sagrada Familia’nın gölgesinde ve Funky Bakers, Casa Amàlia, Billy Brunch, Esnaf, La Penela gibi yerel durakların lezzetleri eşliğinde geçen bu konferans; mutfak
mirası ve gastronomi bilimi eksenindeki yeni akademik yaklaşımları gözlemlemek
açısından son derece verimliydi.
Gastronomi, sadece bir meslek
değil; köklerimize sahip çıkarken yeni yollar inşa ettiğimiz bir yaşam biçimi;
bu yaşamda; Parabere Forum'un nice güzel etkinliklerde yer alabilmek dileğiyle!





Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkürler...