Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Panel: Nasıl Bir Aşçılık Eğitimi?

Resim
“Nasıl Bir Aşçılık Eğitimi?” sorgusuyla; İNOKSAN'ın, Harmancık Belediyesi'nin ve ASOMDER'in desteklekleri ile gerçekleşecek olan; mesleki tecrübeleri ile faydalı görüşlerinden yararlanılabilecek 8 katılımcı ile Uludağ Üniversitesi, Harmancık Meslek Yüksekokulu’nda bir panel gerçekleşecek. Aşağıda katılımcıların isimleri, çalıştıkları yerler ve ön konuşmalarında baz alacakları alt konular yer almakta. İlgilileri 5 Aralık Pazartesi günü saat 10.00’da okulumuza davet eder; mesleğe faydalı olabilecek bu ve benzeri nice etkinliklere şahit olabilmeyi dileriz…
Katılımcılar: -Levent Demirçakmak (ASOMDER Başkanı): Panel Yöneticisi -Berker Çiftçi (Abant İzzet Baysal Ün. Öğr. Gör.): “Aşçılık Eğitimi Müfredatında ve İlgili Kurumlarda Olması Gerekenler” -Uğur Gömeç (Holiday Inn Mutfak Şefi): “İşletmelerde Staj ve Önemi” -Murat Aslan (Big Chefs Mutfak Koordinatörü): “Yeme İçme Sektörü ve Alan Eğitimi Uyumu/Uyumsuzluğu” -Hüseyin Atılgan (İNOKSAN GMBM Taahhüt Satış Sorumlusu): “İşletmelerde…

1. Uluslararası Nevşehir Tarih ve Kültür Sempozyumu Ardından

Resim
16-19 Kasım tarihleri arasında “Düşler Ülkesi” olarak tanımlanan ve gerçekten insanları bin bir türlü hayale yönlendiren Ürgüp’teydik. Bulunma sebebimiz ise “1. Uluslararası Nevşehir Tarih ve Kültür Sempozyumu” idi. Bu güzel sempozyumu, “Nevşehir Üniversitesi Kapadokya Araştırma ve Uygulama Merkezi” (NEVKAM); Nevşehir Valiliği, Nevşehir Belediyesi ve diğer yerel yönetimlerin desteği ile kotarmış.
Sempozyum, temel amacı olan bilimsellik ve sanatsallık yönünden oldukça tatmin ediciydi. Bunun yanında da oturumlar dışında planlanan yemekler, geziler ve daha önceden hazırlamış oldukları sempozyum çantası da dört dörtlüktü.
Yeni bir üniversitede, uluslararası düzeyde, 350’den fazla bildiri ve 500 katılımcı ile bir sempozyum düzenlemenin muhteşem zorluğu göz önünde bulundurulursa, Nevşehir Üniversitesi’nin programını aksatmadan yürütmüş olduğu bu etkinlik gerçekten bir “mucize” idi.
Bu başarının arkasında yatan kişilerden birkaç örnek verdiğimde, sizlerde şaşkınlık içinde kalacak ve gerçekten …

Slow Food

Resim
Slow Food* bir düşüncedir; yaşam biçimi ve yeme biçimidir!”


Slow Food ekoloji ve gastronomi, etik ve memnuniyetin kesişim noktasıdır. Kültürlerin ve lezzetlerin standartlaştırılmasına, endüstriyel tarım ve sınırsız güç taşıyan uluslar arası gıda şirketlerine karşıdır. Slow Food anlayışında olanlar; herkesin iyi yemek yiyebilmesinin, temel insan hakkı olduğunu inanırlar ve dolayısıyla bu zevki mümkün kılmak için yemek mirası, kültürü ve geleneğini koruma sorumluğunu taşırlar. Dernek; tabak, gezegen, insan ve kültür arasındaki kuvvetli bağı tanıyan neo-gastronomi anlayışını temel alır. Vizyonları: tüm insanlığın, kendileri için iyi olan, dünya ve ekolojiye zararsız gıdalara ulaşabilmesi ve lezzetine varabilmesidir. Amaçları: herkes için iyi, temiz ve adil gıda teminin teşvikidir.

* Slow Food’un Türkçe karşılığı “yavaş yemek”tir.
Kaynak:Slow Food. (t.y.). Our Philosophy. http://www.slowfood.com/international/2/our-philosophy?-session=query_session:55646386168332C713hx66893B80, Erişim Tari…

Danimarka’nın Prensi: René Redzepi (O bir aşçı!)

Resim
Kopenhag’da yer alan Noma’nın sahibi ve yönetici şefi René Redzepi’ye bu ünvanı ben değil “The New York Times” yazarı Mark Bittman veriyor… Ama yüzde yüz katılıyorum. Bu arada hemen aklıma Nicole Mones’un “Son Çinli Şef” isimli romanından şu kısım geliyor: “Ama öyle lezzetli yemekler yaparmış ki, İmparator onu Başbakan olarak görevlendirmiş. Çünkü İmparator, üçayaklı bir aletin üzerinde duran tencerelerin gizemlerini bu kadar iyi düzenleyebilen birinin devlet işlerini yürütüp, müttefiklerini idare edebileceğini kuşkusuz biliyordu. Bu hanedanlık altı yüz otuz sekiz yıl ayakta kalmıştır.” Buna da kalben inanıyorum, bu tarz farklılıklar olmasını istiyorum!
Hatırlayacağınız üzere Noma şu anda dünyanın en iyi restoranı olarak biliniyor, insanlar burada yemek yiyebilmek için yüksek paralar ödemeye razı olmakla birlikte aylarca sıra beklemek durumunda da kalıyorlar. İlk açıldığında bu kadar büyük bir hazırlığın nedeni sorgulanmış, kesinlikle başarısız olacağı söylenmiş; İskandinav ülkelerinin di…